Yetiştiricilerin Hasat Zamanı…

At yetiştiriciliğinde sağlıklı ve başarılı bir tay elde etme isteği, daha aşım sezonu başlamadan düşünülerek planlanır. Aşım sezonunda elde edilen gebeliğin sağlıklı ilerlemesi adına, hem kısrak için hem de karnındaki tayı için oldukça titiz ve dikkatli bir biçimde hareket edilir. Yetiştiricilikteki başarının bir diğer belirtisi ise her yıl bir tay elde edebilmektir.
Bütün yetiştiricilerin isteği, gebelik süresini sağlıklı bir biçimde başarıyla atlatıp, doğum sezonuna sorunsuz girebilmektir.
Kısraklarda gebelik süresi, tohumlama tarihi ile doğum zamanı arasındaki süreyi ifade eder. Gebelik süresi; kısrağın beslenme şekli, yaşı, doğum sayısı, yavrunun cinsiyeti ve kısrağın gebe kaldığı mevsim gibi faktörlerden dolayı değişkenlik gösterebilmektedir. Bazı araştırmacılar yaptıkları çalışmalarında, tohumlanma zamanı ilkbahar olan gebe kısrakların gebelik sürelerinin, diğer mevsimlerde tohumlananlara göre daha uzun olduğunu vurgulamaktadırlar.

Kısraklarda gebeliğin 300. gününden önce gerçekleşen canlı veya ölü yavru doğumları abort olarak adlandırılır. 300. ile 320. gün arasında gerçekleşen doğumlar prematüre (erken) doğum olarak adlandırılır. Gebelik sürelerini tamamlayamadan prematüre doğan taylar, özel bakım ve besleme protokolleriyle yaşatılabilirler. Bazen gebelikler bir yıl veya daha fazla sürebilmektedir. Bu tür zamanını aşan doğumlara geç doğum denilmektedir. Bu tip olgular yavrunun geç gelişiminden kaynaklanabilmektedir. Yavrunun canlılığı ve gelişimi veteriner hekimlerce yapılan rektal ultrasonografi muayenesi ile kontrol edilir. Kısrağın ile yavrunun, canlı ve sağlıklı olduğu durumlarda herhangi bir müdahale yapılmaz, kısrak takibe alınır ve herhangi bir sorun gözlenmediği sürece kontrollü bir biçimde kısrağın doğumu beklenir.
Kısrakların hem doğum kanallarının anatomik yapısından dolayı hem de plasenta yapılarından dolayı doğumları kolaylıkla gerçekleşir. Genellikle güç doğumlar yavrunun geliş, vaziyet ve durumundaki farklılıklardan dolayı şekillenebilmektedir. Güç doğum oranları kısraklarda (%1’in altında) düşüktür.
Doğum evcil hayvanlarda yavru tarafından başlatılır. Gebeliğin son döneminde yavrunun iyice gelişmesiyle uterus içerisindeki darlık, yeteri kadar beslenememesi ve oksijenin de yetersiz kalmasıyla birlikte yavruda stres oluşur. Yavruda oluşan bu stres ile doğumun hormonal mekanizması tetiklenir ve kısrağa doğum sinyalleri verilmiş olur. Ancak kısraklar doğumu ortamdaki stres faktörlerine göre erteleyebilirler. Bu sebeple doğum anında kısrakta stres oluşturabilecek her şeyden kaçınılmalıdır. Örneğin doğumu yaklaşmış bir kısrağın locası değiştirilmemeli, tavla içerisinde kısrağa stres oluşturacak ses ve gürültülerden kaçınılmalıdır.
Doğum genital organların ve pelvik kanalın doğuma hazırlanması ile başlayıp fetüsün çıkışı ve yavru zarlarının atılması sürecini kapsayan fizyolojik bir durumdur.

Doğum hazırlıkları hesaplanan doğum tarihi yaklaştıkça hızlanır

Genellikle yetiştiriciler kısraklarının aşım tarihlerini bildiklerinden beklenen doğum zamanını hesaplayarak, kısraklarının doğumları için hazırlıklarını yaparlar. Bazen doğumlar beklenen doğum zamanından önce veya sonra gerçekleşebilmektedir. Bu gibi durumlarda kısrakların sağrı kaslarındaki yumuşamaların ve memelerinin düzenli kontrolü ile doğum zamanı tahmin edilebilir. Özellikle meme başlarında görülen kurumuş kolostrum damlaları kısrağın doğumunun yaklaştığının habercisidir. Bu meme başında damlayacakken kuruyup kalmış kolostrum damlacıklarına süt incisi denilmektedir.
Kısraklarda genellikle süt incisi görüldükten sonra 24-48 saat içerisinde doğum gerçekleşir. Ancak bazı vakalarda doğumdan birkaç hafta öncesinde görülebilirken bazılarında ise hiç süt incisi görülmeden doğum gerçekleşebilir.

Kısraklar gecenin geç saatlerinde veya sabahın erken saatlerinde doğum yaparlar. Doğum 3 aşamada gerçekleşir. Birinci aşama yarım saat ile dört saat arasında değişmektedir. Daha önce birçok kez doğum yapmış yaşlı kısraklarda doğumun ilk aşaması ilk kez doğum yapacak olan kısraklara göre daha kısadır. Doğumun klinik tablosunun gözlendiği bu aşamada tipik sancı bulguları görülür. Kısrağın solunum sayısı artar, yeri eşeler, boks içinde gezinir, kuyruğunu havada tutar, ön ayakları ile yeri eşeler, burnuyla karnına dokunur, yatar debelenir ve ayrıca terlemeler de görülür.
Bazı olgularda memelerden süt akar, kısa kısa işemeler ve dışkılamalar doğumun ilk aşamasının bulgularındandır.
Doğumun ilk aşaması uterus kontraksiyonlarının başlamasından serviksin tamamen açılmasına kadar sürer. Bu aşamada uterus kontraksiyonları ile yavrunun doğum kanalına uygun giriş pozisyonu alması sağlanır. Kısraktaki bu kasılmalarla fetüs servikse(kısrakların iç genital organlarından biri olan ve doğumun gerçekleşmesi için açılması gereken yapı) doğru itilir. Fetüsün baskısı ve hormonal mekanizmalar sonucu serviks yumuşamaya ve açılmaya başlar.
Fetüsün uygun pozisyon alıp doğum kanalına girmediği durumlarda kısraklarda yerde yatıp yuvarlanarak doğum kanalına girmeleri için debelenirler. Bazı kısraklarda yavru uygun pozisyon almadığı için doğumun birinci aşaması günlerce sürebilir. Serviksin tamamen açılması ve yavrunun doğum kanalına girmesi ile doğumun birinci aşaması bitmiş olur.
Fetüsü gebelik süresi boyunca anne karnındayken, dışarıdan gelecek darbelere karşı koruyan ve uterus içerisinde rahat hareket etmesini sağlayan, içlerinde sıvı bulunan keseler vardır. Bunlardan en dıştaki olan allantoyis kesesi, yavrunun da içerisinde olduğu amniyon kesesini sarar. Allantoik zar doğumun başlaması ve serviksin de açılmasıyla yırtılarak vulvadan dışarı akar. Fetal idrar olarak da bilinen ortalama 8-15 litre, sarı renkteki allantoik sıvı ayrıca doğum kanalını kayganlaştırarak doğumun rahat gerçekleşmesini de sağlar.
Bazı patolojik durumlarda koryoallantoik zar yırtılmamış bir şekilde gelmesi, halk arasında kırmızı kese olarak adlandırılan prematüre plasenta ayrılmasıdır. Bu tip olgularda vulva dudakları arasında kırmızı renkte kadifemsi yapıdaki kese çok belirgin bir şekilde dikkati çeker. Kırmızı kesede müdahale edilmezse, plasenta uterustan ayrıldığı için yavruya oksijen ulaşmaz ve yavru hipoksiden kaybedilir. Yetiştiriciler bu tip vakalarda dikkatli ve hızlı olmalıdırlar, doğum ekibi hemen kırmızı keseyi yırtıp yavrunun nefes almasını sağlamalıdır.

Doğumun ikinci aşaması

Doğumun ikinci aşaması allantoik zarın yırtılması ile başlar ve yavrunun doğum kanalından dışarı çıkması ile sonlanır. Koryoallantoik kesenin yırtılmasının ardından beş dakika içerisinde amniyon kesesi vulva dudaklarından sarkmaya başlar. Kısraklar genellikle sağ veya sol yanlarına yatarak doğumlarını gerçekleştirirler. Bazı durumlarda tayın rahat çıkması adına ara ara sırtüstü pozisyonda da yatarlar. Bazı kısraklar ayakta doğum yapabilirler. Bu tip doğumlarda dikkatli olunması gerekmektedir. Birincisi, tay kafa üstü yere düşüp kafa travması yaşayabilir, ikincisi ise göbek kordonunun tayın karın duvarına yakın yerden kopmasıyla karşılaşılabilecek kan kaybıdır.

Doğumun ikinci aşaması normalde kısadır ve yaklaşık yarım saat sürer. Yarım saat içerisinde gerçekleşmeyen doğumlar güç doğum yönünden değerlendirilmeye alınmalıdır.
Kısraklarda doğumun kolay ve rahat gerçekleşmesi, kısrağın doğum kanalının yeteri kadar geniş olmasına, fetüsün iriliğine ve geliş pozisyonuna bağlıdır. Doğumda yavrunun normal gelişi, longitudinal anterior prezentasyon (uzunlamasına önden geliş), dorso sakral pozisyonda ve fetusun başı burun ucuyla birlikte uzanmış bir biçimde ön bacakların üzerinde gelir. Kısaca normal doğum pozisyonu, yavrunun ön kısmından, vücudu uzunlamasına olarak doğum kanalına girdiği, başın ön karpal eklemlerinin üzerinde vulva dudaklarından uzunlamasına bir şekilde çıktığı pozisyondur. Doğumun ikinci aşamasının yarım saati aştığı durumlar, genellikle yavrunun geliş pozisyonunun uygunsuzluğundan dolayı olur. Karnındaki yavrunun uygun doğum pozisyonu alabilmesi için kısrak defalarca yatıp kendi etrafında yuvarlanır. Takip altında gözlenmesi gereken bu tip vakalarda çok geç kalınmadan doğuma müdahale edilmesi hem tay, hem de kısrak sağlığı açısından hayati önem taşır.
Normal bir doğum sonrasında, kısrak yeterince soluklandıktan sonra tayını koklamaya ve yalayarak kurulamaya başlar. Kısrak, tayının özellikle ağız ve burun kısımlarını yalayarak doğum sıvılarının uzaklaşmasını sağlar. Böylelikle kısrak yaptığı bu hareketle, doğum sıvılarının tayın nefes almasıyla akciğerlerine kaçmasını engellemiş olur. Ayrıca tayın omurlarını boylu boyunca yalayarak da tayda sinirsel uyarımları tetikler ve tayı hareket etmeye, kalkmaya teşvik eder.
Tayın tamamen doğum kanalından çıkmasının ardından doğumun ikinci aşaması bitmiş, üçüncü aşamaya geçilmiş olunur. Doğumun üçüncü aşaması da birinci aşaması gibi kısrakta huzursuzluklara ve yatıp kalkıp debelenmelere sebebiyet verebilir. Doğumun üçüncü aşamasında ise fetüsün uterustan çıkışını sağlayan uterus kontraksiyonları bu kez yavru zarlarının atılması için devreye girer. Güçlü myometrial kontraksiyonlar sağlıklı kısraklarda ortalama bir saat içerisinde yavru zarlarının uterustan atılımını sağlar.

Üçüncü aşama….

Doğumun üçüncü aşamasında yetiştiricilerin dikkat etmesi gereken önemli bir nokta, yavru zarlarının kendi ağırlıkları ile yer çekiminin de etkisi ile uterustan atılmasının sağlanmasıdır. Yavru zarları hiçbir şekilde elle çekilmemeli ve koparılmamalıdır.
Her aşamada yorucu ve stresli olan doğum sonrasında, genellikle kısraklar biraz yatarak soluklanmak, dinlenmek isterler. Bu esnada hazır kısrak yerde yatıyorken sakince kısrağa yanaşılarak, yavru zarları bir ip yardımıyla veya kendi üzerine düğümler yapılarak tarsal eklemi geçmeyecek şekilde bağlanmalıdır. Böylelikle kısrak kalkıp hareket ettiğinde yavru zarları yerde sürünmediği için üzerine basıp koparmasına ve uterustan henüz tam ayrılmamış yavru zarlarının parçalanmasına izin verilmemiş olunur.
Bazı güç doğum vakalarında veya diğer sebeplerden dolayı yavru zarlarının uterustan atılım süresi uzayabilir. Doğumdan sonraki üç saatin sonunda yavru zarları henüz atılmamışsa medikal girişimlerde bulunulması gerekir.
Myometrial kontraksiyonlar sonucu uterustan atılan yavru zarları muayene edilmelidir. Yavru zarları bokstan çıkarılır ve temiz bir yerde rengi, kokusu, ağırlığı ve bütünlüğü değerlendirilir. Özellikle yavru zarlarındaki bir takım eksik kalmış tam atılamamış parçalar uterusta kalıp kısrakta metritise (rahim enfeksiyonu) sebebiyet verebilir. Fark edilmeyen ve dolayısı ile tedavi edilmeyen bu tip olgularda metritis kısraklarda septisemiye dönüşür. Tedavisi yapılmayan veya geç kalınmış septisemi vakaları da ölümle sonuçlanır.
Bazı kısraklar yavrularına karşı ilgisiz olabilirken, bazıları ise yavrularını kabullenmede sorunlar yaşarlar. Bu tip davranışlar genellikle ilk kez anne olan maiden kısraklarda gözlemlenir. Böyle durumlarda kısrağa sakin ve sabırlı bir yaklaşım gösterilmeli, aceleci ve agresif davranılmamalıdır. Kısrak disiplin altına alınarak taya alıştırılmaya çalışılır.

İlk kez doğum yapacak kısrakların bakımına ekstra özen gösterilmeli

Maiden kısraklarda genellikle meme başları küçüktür, tay emmede zorluk çekip fazla uğraşabilir. Bu durum da kısrakta huzursuzluklara neden olabilir. Öncelikli olarak kolostrumla dolu meme lobları elle sağılarak biraz boşaltılıp, tayın memeyi iyice kavrayabilmesine olanak sağlanabilir
Ülkemizde yetiştiriciler tarafından aşım için damızlık aygır seçimi, orijin eşleşmeleri ve aygırın başarı profiline göre yapılmaktadır. Bazen aygırın kan grubu ile kısrağın kan grubu uyuşmamakta ve bu durumda da yavruda kan uyuşmazlığı sorunu ortaya çıkabilmektedir. Neonatal taylar henüz kolostrum almadan neonatal izoeritrolizis( kan uyuşmazlığı) yönünden değerlendirilmelidir. Basit bir laboratuvar testi olan kan uyuşmazlığı testiyle, annenin kolostrumunda tayın eritrosit antijenlerini yok edecek antikorların varlığı aranır. Eğer tay kan uyuşmazlığı yönünden pozitif ise annesinin kolostrumu taya verilmemeli taya uygun başka bir kısrağın kolostrumu verilmelidir. Bu süreçte tay anneden ayrılmamalı yalnızca anneyi emmesini engelleyici boks düzenlemeleri yapılmalıdır. Testin yapılmadığı ve fark edilmeyen kan uyuşmazlığı vakalarında sağlıklı doğan taylar kaybedilebilir.
Düşük bağışıklıkla doğan tayın, olabildiğince çok miktarda kaliteli kolostrum alması gerekmektedir. Tay kolostrumla hem ihtiyacı olan besin maddelerini hem de bağışıklık sistemi için gerekli olan antikorları almış olur. Bu sebeple kısrağın tayın emmesine izin vermediği durumlarda kısrak elle sağılmalı, taya doğum sonrası ilk kolostrumu iki saat içinde biberon yardımıyla verilmelidir. Bazı taylarda emme refleksi zayıf veya gelişmemiş olabilir, bu tip taylarda ise burunlarından midelerine bir sonda atılarak yeteri kadar kolostrum almaları sağlanmalıdır.

Doğum sonrası kontroller, erken teşhisle birçok sorunun erkenden çözülmesini sağlayabilir

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Doğum sonrası kısrak ve tay yeterince dinlendikten sonra veteriner hekimlerce ayrıntılı olarak muayene edilmelidir. Yapılan bu ayrıntılı muayenede neonatal tayda gözlemlenebilecek, doğmasal anomali, eksik veya fazla organ, anatomik bozukluk, organlardaki fonksiyonel bozukluklar ve tayın konformasyon bozuklukları gibi durumların tespiti yapılır. Tespit edilen durumlara gerekli müdahaleler yapılarak, erken teşhisle düzelebilecek vakalar tedavi şansı bulur
Yetiştiriciler postpartum kısrak ile neonatal taya özen göstermeli ve kontrol altında tutmalıdırlar. Unutulmamalıdır ki doğum normal ve sağlıklı bir biçimde gerçekleşmiş olsa bile hem anne hem de yavru için doğum sonrası ilk birkaç gün önemlidir. Kısrakların bazılarında doğum sonrası sancılar, uterus kanamaları ve prolapsus uteri dediğimiz rahmin vulva dudaklarından dışarı çıkması postpartum kısrak ölümlerine sebebiyet verebilir.
Son olarak yetiştiricilerimiz hem tay hem de annesinin sağlığı için oldukça önemli olan 1-2-3 kuralını iyi bilmelidirler. Şöyle ki, normal bir doğum sonrası, tay 1 saat içerisinde ayağa kalmalı, 2 saat içerisinde anneyi emmeli(kolostrum almalı) ve kısrak ise 3 saat içerisinde yavru zarlarını atmalıdır.


Her aşaması ayrı bir özellik ve önem arz eden doğum, yetiştiricilere bir yıllık maddi ve manevi emeklerinin meyvesini sunar. Bu yazımla önümüzdeki günlerde gireceğimiz doğum sezonu için siz kıymetli yetiştiricilerimize kısa bilgiler sundum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir